jose mourinho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jose mourinho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Jose Mourinho'dan Elite Soccer'a Başarılı Taktiğin Detayları, Saha Dizilişi, Antrenman Yöntemleri

Yazan: YNWA8 27 Temmuz 2013 Cumartesi 0 yorum


Menajer genel olarak kafasında oluşan taktiğe göre bir antrenman programı belirler. Antrenman programını gerekli kişiler ile paylaşarak futbolcular üzerinde uygulanmasını ister. Daha sonra kendisi futbolcuları bir odaya toplar ve beyaz tahta üzerinde taktiğin detaylarını vermeye başlar. Çoğunlukla bu muhabbetler sahadaki set paylaşımları hakkında olur. Rakip takıma ait bir video kaseti olabilir. Performans analizci bir arkadaş kaset üzerinden muhabbete girerek, rakip takım oyuncularının zayıf yönlerini anlatır. 

Peki daha iyi bir takım için menajer ve yardımcıları kullanılan antrenman yöntemlerini nasıl geliştirebilir veya takıma nasıl uygulayabilir? Sadece herkesin bildiği taktikleri tahtaya çizip, oyunculara kendinize iyi bakın diyerek olmaz. Antrenman, egzersiz nasıl çağırırsanız o program işte, futbolculara menajer tarafından anlatılan genel taktik üzerinde nasıl bir yararı olabilir? Futbolcular taktiğin dışında en fazla ne kadar özgür oynayabilir?

Bir menajer ilk onbirini nasıl belirler? Futbolcular taktiksel anlayış ve değişiklikler için nasıl hazırlanıyor? Kötü futbolcu olarak adlandırdığımız futbolcuların çoğu, bazı taktik dehası menajerlerin elinde yıldız olurken, iyi futbolcu olarak adlandırdığımız futbolcuların yine o taktik dehası menajerlerin elinde neden hiçbir varlık gösteremez? 

Futbol dergilerimiz, programlarımız veya köşe yazarlarımızın bu konulara değinmediğini görebiliyoruz. Bu konulara değinecek ya kapasite yok yada araştırma eğilimleri yok. 

Menajerlik yapmış, futbol akademilerinde ders vermiş isimler tarafından yönetilen, grafiksel olarak harika bilgiler veren bir dergi olan Elite Soccer dergisini en basitinden örnek vermek istiyorum. Bu işe başlayacak, başlamak isteyen kişilere çok faydalı bilgiler sağlıyor. 

Dünyaca ünlü menajer Jose Mourinho'nun defansif organizasyonlarından birinin incelemesini yapmışlar.

Geride oynayanların beraber hareket etmelerini veya savunmayı koruma yöntemlerinden Mourinho'nun anlattıkları;

"Beklerin kanattan gelen oyuncuya mı yoksa defansın göbeğinde oynayan arkadaşına mı yardım etmesi gerektiğine ani karar vermesi gerekiyor. Kanat oyuncusuna baskı yapacaksa, bunu defans arkadaşının topu görebilecek açıda uzaklaştırmasına olanak sağlaması gerekiyor. Geride oynayanların arkalarında ve aralarında kalan derinliği (depth control) kontrol etmeleri gerekiyor. Her defans oyuncusunun arasında en az 10, en fazla 14 metre olması gerekiyor. Ortasahada görev alan futbolcuların, defanslarını görüş açısından uyarıp, birbirlerine gereken mesafeden fazla yaklaşmamaları gerektiğini söylemesi gerekiyor. Defansın göbeğinde oynayan futbolcuların forvetlerin hareketini ve hareket edeceği alanları kapatması gerekiyor. Ortasahadakilerin defansın düzenini kontrol ederken aynı zamanda dönebilecek bir topun kendilerinde kalması için iyi pozisyon almaları gerekiyor."

Karşı takım kanattan atak yaparken defansif anlamda nasıl bir baskı uygulanması gerektiği;

"Top kanada ulaştığı zaman takım olarak baskı uygularız. En yakın defans oyuncusu kanat oyuncusunun önünden baskı uygularken, en yakın ortasaha oyuncusu aynı kanat oyuncusunun içeriye girişini kapatır (Double Marking). İki kişi olarak uyguladığımız bu baskı ile rakip takımın geriye oynamasını zorluyoruz. Geriye oynadıkları anda hemen tekrar organize olarak yerlerimizi alıyoruz. "

Son olarak, Mourinho'nun defans organizasyonunda genel görüşü şu şekilde;

"Menajer takımın dinamiğine en uygun olanı hissedip ona göre çalışmalarını sürdürmeli. Antrenman yöntemlerini uygularken bu size basit gelebilir ama, asıl önemli olan takıma oynattığınız taktiğe göre yer almalarını sağlarken, dizilişi bozmadan beraber hareket etmelerini sağlamak en önemlisi ve en zor olanı."

Taktikleri seçip menajerin zihninde oluşturup sahaya yansıtamaması medya tarafından son olarak "kötü taktik" olarak yorumlanabiliyor. Ama kimse bu taktiğin sahaya iyi yansıtılmadığı, futbolculara iyi aşılanmadığı için kötü bir taktik olduğunu anlayamıyor çoğu zaman. 

Her taktiğin iyi olduğunu söylememiz için, futbolcuların doğru mantalite ile taktiğe monte edilmesi gerektiği bir gerçek. Ama bunun içinde menajerin futbolcu, antrenman, taktik disiplininden önce zihnindeki görselliği, vizyonunu anlatabilmesi gerekiyor. Bu da biraz da özgüven ve sabır ile oluyor. 

Özgüven ve sabır demişken; bu da bizim kulüplerimizde ve milletimizin yapısında olmadığı için olduğumuz yerde saymak demek oluyor. 

DEVAMI

Tüm Zamanların En İyi 50 Teknik Direktörü, Oynadıkları Pozisyonlar, Yüzde Dağılımları

Yazan: YNWA8 23 Temmuz 2013 Salı 0 yorum

Tüm zamanların gelmiş geçmiş en iyi 50 teknik direktörü arasından oluşturulan ilk onbiri resimde görebilirsiniz. 50 kişilik listede futbolcu olarak oynamamış isimler de bulunabiliyor. Yine de buna rağmen o isimler efsane olmuş, kupalar kazanmış isimler. Ayrıca oynadıkları pozisyonlara göre de oluşturulan yüzdeleri şu şekilde;

KaleciDefansOrtasahaForvetDiğer
2%26%46%20%
8%

Bir kaleci vardı kulübede oturan. Raymond Goethals, Marsilya'yı 1993 yılında ilk ve tek Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu'na taşıdı. Fenerbahçe'de de teknik direktör olarak görev alan Carlos Alberto Perreira, 1994 yılında Brezilya ile Dünya Kupası'nı kazandı. Hiç oynamadı, fitness eğitmeni olarak başlamıştı. Bunların dışındaki isimler, kariyerlerini futbol sahalarında oynayıp kazandılar. Bugün popüler olarak bilinen ve efsane olan bazı isimleri koyu işaretledim. 
  1.  Alex Ferguson – Forvet (Dunfermline)
  2.  Helenio Herrera – Defans (Red Star Olympique)
  3.  Ottmar Hitzfeld – Golcü Forvet (TuS Stetten)
  4.  Giovanni Trapattoni – Defans, Defansif Ortasaha (Milan)
  5.  Brian Clough – Golcü Forvet (Middlesbrough)
  6.  Bob Paisley – Defans (Liverpool)
  7.  Valeri Lobanovskiy – Forvet, Sol Kanat (Dynamo Kiev)
  8.  Miguel Munoz – Ortasaha (Real Madrid)
  9.  Jose Mourinho – Ortasahanın Ortası (Sesimbra)
  10.  Jock Stein – Defans (Celtic)
  11.  Rinus Michels – Golcü Forvet (Ajax)
  12.  Matt Busby – Forvet Arkası (Manchester City)
  13.  Ernst Happel – Defans (Rapid Wien)
  14. Udo Lattek – Golcü Forvet (Bayern Munich)
  15. Marcello Lippi – Defans (Sampdoria)
  16. Nereo Rocco – Kanat (Triestina)
  17. Fabio Capello – Ortasaha (Juventus)
  18. Bill Shankly – Sağ Kanat (PNE)
  19. Carlos Bianchi – Forvet (Velez Sarsfield)
  20. Bela Guttmann – Defans (NY Giants)
  21. Otto Rehhagel – Defans (FC Kaiserslautern)
  22. Luiz Felipe Scolari – Defans (Caxias)
  23. Guus Hiddink – Ortasaha (De Graafschap)
  24. Hennes Weisweiler – Ortasaha (FC Koln)
  25. Jose Villalonga – Bilinmiyor
  26. Johann Cruyff – Ofansif Ortasaha, Forvet (Ajax)
  27. Albert Batteux – Ortasaha (Stade de Reims)
  28. Louis van Gaal – Ortasaha (Sparta Rotterdam)
  29. Arsene Wenger – Libero, Defans (Mutzig)
  30. Luis Alonso Perez – Bilinmiyor
  31. Mario Zagallo – Forvet Arkası, Sol Açık (Flamengo)
  32. Pep Guardiola – Defansif Ortasaha, Merkez (Barcelona)
  33. Stefan Kovacs – Ortasaha (CA Oradea)
  34. Don Revie – Forvet Arkası (Manchester City)
  35. Herbert Chapman – Forvet Arkası (a lot of teams)
  36. Luis Alberto Cubilla – Sol Açık(River Plate)
  37. Osvaldo Zubeldia – Golcü Forvet (Boca Juniors)
  38. Arrigo Sacchi – Defans (Bellaria)
  39. Rafa Benitez – Libero (Real Madrid Castilla)
  40. Aime Jacquet – Defansif Ortasaha (Saint Etienne)
  41. Raymond Goethals – Kaleci (Daring Club de Bruxelles)
  42. Vicente Del Bosque – Defansif Ortasaha (Real Madrid)
  43. Guillermo Stabile – Golcü Forvet (Genoa)
  44. Bobby Robson – Forvet Arkası (Fulham)
  45. Carlos Alberto Parreira – Oynamadı
  46. Luis Carniglia – Golcü Forvet (Boca Juniors)
  47. Tomislav Ivic – Ortasaha (RNK Split)
  48. Roberto Scarone – Sağ Bek (Penarol)
  49. Emerich Jenei – Defansif Ortasaha (Steaua Bucuresti)
  50. Carlos Bilardo – Ortasaha (Estudiantes)
DEVAMI

Real Madrid Jose Mourinho Sayesinde İlk Defa Dünyanın En Değerli Kulübü Oldu

Yazan: YNWA8 18 Nisan 2013 Perşembe 0 yorum


Forbes'in 2004 yılından beri takip ederek "Dünyanın En Değerli Kulüpleri" listesini oluşturduğu bu zamana dek, Manchester United hep en değerli kulüp oluyordu. Ta ki Jose Mourinho Real Madrid'in teknik direktörü olana dek.

Bu sene Şampiyonlar Ligi'nde Manchester United ile ikinci turda karşılaşıp iki maç sonunda rakibini kupa dışına iten Madrid, parasal bakımdan ilk defa dünyanın en değerli kulübü olurken, Manchester United'ı birkez daha geçti.

Real Madrid'in parasal bakımdan yükselişindeki en önemli faktör Special One lakaplı Mourinho'nun yaptığı hamlelerdir.

Forbes'den:

"Bu Manchester United bocaladı anlamına gelmez. Bu sadece Real Madrid'in kolayca büyüdüğü, daha kazançlı olduğu ve Manchester United'a göre daha hızlı büyüdüğü anlamına gelir.

2011-12 sezonunda cirosunu $650 milyon olarak açıklayan Real Madrid, şu anda bu değerin $3.3 milyar olduğunu açıkladı. Dünyadaki herhangi bir spor kulübünden daha değerli. Madrid'in sağladığı faaliyet kârı ( vergiler, amortismanlar, değer kaybı, oyuncu alım-satım, faizlerden önce ) $134 milyon olarak belirlendi. Bu kâr dünyadaki tüm spor kulüpleri arasında en iyi ikincisi olarak duyuruldu. NFL'in Dallas Cowboys'u $227 milyon kâr ile birinci sırada.

Real Madrid $3.3 milyar, Manchester United $3.17 milyar, Barcelona $2.6 milyar kulüp değerleri ile dünyadaki tüm spor kulüpleri arasında ilk üçü oluşturuyorlar. Dördüncü sırada $2.3 milyar değeri ile New York Yankees, beşinci sırada $2.1 milyar değeri ile Dallas Cowboys bulunuyor."

Bu sene Barcelona La Liga'yı kazanırken, Real Madrid para ligini kazanmış diyebiliriz. Belki de Şampiyonlar Ligi'ni de kazanacaklar. Değerlerini daha da arttırıp, müzelerine onuncu Şampiyonlar Ligi Kupası'nı götürecekler. Uzun bir aradan sonra Real Madrid'in Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu gerçekleşirse bu yine Jose Mourinho sayesinde olacak.





DEVAMI

Catenaccio Taktiği, Motivasyon, Doğru Futbolcu Ve İşte İyi Bir Teknik Direktör

Yazan: YNWA8 18 Mart 2013 Pazartesi 1 yorum

Catennacio'nun anlamı İtalyanca "asma kilit". İtalyanca bu sözcüğü futbol dünyasına kazandıran kişi 1-0'ların adamı olarak bilinen Fas asıllı İspanyol bir ailenin Arjantinli ve aynı zamanda Fransız vatandaşı II Mago lakaplı Helenio Herrera'dır. 

Peki bu taktiğin asıl kökeni nedir? Nasıl ortaya çıktı? Nasıl gelişti?

Avustralyalı teknik direktör Karl Rappan gol yemek adına çok büyük problemleri vardı. Forvet oyuncularının defans oyuncularını geçtiği taktirde kaleci ile karşı karşıya kaldığını gören Karl Rappan kaleci ile defans arasına bir adam daha koyarak, bu adamın defanstan seken topları uzaklaştırması ile görevlendirdi. Rappan'ın bu taktiğe bulduğu isimde Fransızca "kilit" anlamına gelen verrou oldu ve resimde görülen SW(Sweeper), yani liberoda (defansta serbest oynayan kişi) verrouilleur olarak çağırıldı. Zaten verrouilleur da kapı süpürücü gibi bir anlama gelmektedir. Taktikteki görevi ile anlamlı bir isim verilmiş; defanstan seken topları uzaklaştıran kişi. Ancak bu fikir sadece Catenaccio fikrinin başlangıcı olarak kaldı.

Bu fikri asıl yaygınlaştıranlar ise İtalyanlar oldu. Karl Rappan'ın yarattığı verrou taktiği, İtalya'nın Triestina takımını çalıştıran Nereo Rocco'ya ilham vermiştir. Rocco henüz ismi Catenaccio olmayan bu taktiği 1947 senesinde 1-3-3-3 şeklinde değiştirerek liberoyu oyunun en önemli adamı haline getirdi. Bu taktik ile libero hem top çıkartan, hem adam markajı yapan, hem de defanstan seken topları uzaklaştırma görevi olan oyuncu olmuştu. Triestina 1946 senesinde ligde federasyon kararı ile kalırken, bir sene sonra yani, 1947 senesinde bu müthiş taktik ile Serie A'yı ikinci olarak tamamladı.

1960'lı yıllarda Herrera, bu taktiği biraz daha sertleştirdi. Ortasahadaki üç ismi de defansif oyunculardan kurarak ve de libero ile beraber defans oyuncusu sayısını beşe çıkartarak "Catenaccio" taktiğini oluşturdu. Zaten taktiği sertleştirerek de ünlü İtalyan defansı tabiri bu şekilde doğmuştur.

5-3-2'nin varyasyonlarını uygulayan II Mago Herrera'nın Inter'i, kontra atak ve defanstan gönderilen uzun toplar ile etkili olma konusunda ustalaşmıştı.

Maçların çoğu 1-0 bitiyordu. Ortasahada defansif özellikleri ile öne çıkan üç oyuncunun, hemen önlerinde bir oyun kurucu bulunuyordu. Bu oyun kurucu hem geriye gelip top almakla, hemde önünde oynayan forvet oyuncusuna ofansif olarak yardımcı olması gerekiyordu. Forvetin uzun boylu, kuvvetli ve çevik olanı olursa daha iyi oluyordu.

Herrera eleştirilen bu sistemi ile 2 Şampiyon Kulüpler Kupası, 2 Kıtalararası Kupa, 3 Serie A Şampiyonluğu, 1 İtalya Kupası kazandı.

Herrera Barcelona'da aynı sistemi kullandı. Evet, bugün gelmiş geçmiş en iyi futbolun oynandığı, tüm futbol yazarları tarafından kabul edilen Barcelona zamanında Catenaccio taktiği ile oynamıştı. Her gittiği takımda eleştirilen Herrera ise cevabını şu şekilde veriyordu. "Bana kazanmam için para ödüyorlar, iyi futbol oynatmam için değil."

Herrera Barcelona'daki ikinci yılında bu taktikten vazgeçti ama kimse nedenini bilemedi. Muhtemelen Katalanlar'a ya bu oyun anlayışı yanlış geldi, ya da Herrera taktiğini sadece İtalya'ya saklamak istiyordu.

Barcelona'da geçirdiği üç yıl içinde iki kez Fuar Şehirleri Kupası'nı, iki kez de İspanya şampiyonluğunu kazandı. Ancak, ne zaman Barça Real Madrid'e yenildi, işte o zaman taraftarlar, takımın kaldığı otelin önünde Herrera'ya saldırınca İspanya'dan ayrılmak zorunda kaldı.

Herrera Catenaccio sistemi ile rakip takımın atağa kalkmasını, üstlerine gelmesine izin veriyordu. İtalya Milli Takımı stoperi Scirea, bütün maçları kendi yarı alanından ayrılmayarak tamamlamıştı. Sıkıcı bir futbol tarzı olabilir ama gerçekten de kupalarda çok işe yarayan bir taktik.

Şimdi de en sevdiğim futbol yazarlarından biri olan Simon Kuper'in dünyaca ünlü "Futbol Asla Sadece Futbol Değildir" isimli kitabında kendisinin Helenio Herrera ile yaptığı röportajdan birkaç yer vereceğim. Catenaccio taktiğini artık biliyoruz. Peki Catenaccio taktiğini bu kadar iyi herkes uygulayabiliyor mu? Yoksa Herrera'nın bilinmeyen yönleri de bu taktiğe etki ediyor mu? Elbette ediyor. İşte Herrera'nın kişiliğinin taktiği ile getirdiği başarılar.

Stoper oynayan ilk oyuncu Herrera'ydı. O zamanlar Fransa'da oynuyordu. Bir kağıda bilinen W-M dizilişini çizdi.


W-M Dizilişi
"Maçın bitmesine 15 dakika vardı ve 1-0 öndeydik. Ben solbek oynuyordum. Orta alanın solunda oynayan arkadaşımın omzuna dokundum ve "Sen benim yerime geç; ben savunmanın arkasına geçeceğim." dedim. (Futbol oynarken de öyle düşünüyordum.) O maçı kazandık ve ben teknik direktör oldum. Bunu asla unutamam."

Eski W-M dizilişinde, savunmanın ortasında yalnız kalan oyuncu, rakibin iki forvet oyuncusu aynı anda ortadan atağa kalktığı zaman çaresiz kalıyordu. Bu yüzden Herrera zor maçlarda bir stoper kullandı. Zorluk ortadan kalktı.

Catenaccio hep eleştirildi, çünkü yanlış uygulanıyordu. Başka bir diziliş çizdi. Herrera'nın sisteminde stoperin önünde oynayan iki savunma oyuncusu adam markajı yaparlar ama sol ve sağ bek hücuma katılmak zorundadır.

Catenaccio Taktiği ve Herrera'nın Kanatları Kullanışı
Herrera'yı taklit eden teknik direktörler, savunma oyuncularını ileri çıkarmadılar. Catenaccio'yu sadece bir savunma sistemi olarak kullandılar.

Küçük takımların kazanma umudu olan ama 70'li yılların başında popülerliğini yitiren sistem günümüzde ancak zor koşullar oluştuğu zaman kullanılıyor. Bir oyuncunun oyundan atılması gibi.

Herrera futbola sadece "Catenaccio" taktiğini kazandırmamış, benzersiz motivasyon yöntemlerini de kazandırmıştı. Futbolcuların kampa alınma fikrini ilk ortaya atan yine kendisiydi. İdman için sahaya gelen, büyük bir hızla el sıkışan, sağındaki solundaki takım arkadaşlarına başını sallayarak selam veren, oraya buraya laf yetiştiren, sahada bir çizgi roman kahramanı gibi koşturan, duş alan ve evine giden futbolcu imajını yok etti ve tek bir felsefe uyguladı: "Tek takım, tek aile."

Bütün oyuncularla tek tek konuşurdu. Sadece onbir oyuncusu ile değil. Tüm takımdaki oyuncuları ile. 'Nasıl gidiyor? Nasılsın? Karın nasıl?' ve daha bir sürü şey. Soyunma odalarına üzerlerinde 'HIZ' ve 'TEKNİK' yazan panolar asardı. Daha sonra Inter'de takımda bulunan Jair ve Mazzola'nın hızı çok arttı. Masöre, oyuncular önünde yatarken birbirleriyle konuşacaklarını, Ne konuştuklarını Herrera'ya söyleyeceğini, ama sadece kulüp ile ilgili olan konuları söyleyeceğini tembih etmişti. Kulüp dışındaki konular Herrera'yı ilgilendirmezdi. Maçtan önce futbolcuların birbirlerine sarılmalarını ve "Hepimiz aynı teknedeyiz!" diye söylemelerini isterdi. Sonra sahaya çıktıları sırada 'Birbirinizle konuşun! Savunma, birbirinizle konuşun!' derdi.

Herrera'nın bu motivasyon yöntemleri sonrası antrenörlerin kulüplerde önemleri anlaşıldı ve daha iyi para kazanmaya başladılar. Son olarak kitapta röportajda Herrera şunu söylüyordu: ''Nereye gidersem gideyim her takıma aynı şablonu uygularım. İşin sırrı, oyuncuları kendilerine uygun yerlerde kullanmaktır.''

Demek sadece Catenaccio taktiği ile olay bitmiyormuş. Yoksa herkes bu taktiği öğrenip uygulayabilirdi. Neden uygulayamıyorlar o zaman? Çünkü motivasyon da çok önemli. Futbolculara bir baba gibi olabilmek, her dertleri ile ilgilenmek, eksik yanlarını, moralleri bozuk olduğu zamanları, yorgun olduğu anları görebilmek, anlayabilmek de bir taktik becerisidir.

Peki Catenaccio taktiğini sadece Herrera mı kullandı? Daha sonrasında kullananlar başarılı olamadı mı? Oldu. Örnekleri çok ama en önemlileri Otto Rehhagel'in Yunanistan ile 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'nı kazanması, Trapattoni'nin Portekiz ligini Benfica ile kazanması, Marceloa Lippi ile 2006 Dünya Kupası'nı İtalya'nın kazanması, 2010 Barcelona - Inter Şampiyonlar Ligi yarı final ikinci maçında Thiago Motta'nın kırmızı kart görmesine rağmen Jose Mourinho'nun Inter'i Barça'yı ilk maçta evinde 3-1 yenip, ikinci maçta Nou Camp'ta 1-0 yenilmesine rağmen elemesi. Bunların en önemli örnekleri olarak verilebilir.

Peki bu taktik ile başarılı olan teknik direktörlerden kaçı hala başarılı olabiliyor? Porto, Inter gibi Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu'nu uzun yıllar sonra tekrar kazanabilen sadece Jose Mourinho. Çünkü kendisinde taktik dehası dışında motivasyon becerisi de mevcut. Ayrıca birçok taktiği karıştırması ile ne kadar üretken biri olduğu açıkça gözüküyor. Bir motivasyon örneği; Jose Inter'de teknik direktör iken Sneijder'i beş günlüğüne sorgusuz sualsiz ülkesine dinlenmesi için gönderen ve geri döndüğünde ilk onbire direkt alarak oynatan Jose, Sneijder'i Inter'de müthiş bir futbolcu haline getirmiştir. Şampiyonlar Ligi'nde Catenaccio taktiğine Mixed Zone taktiğini de maçın önemli alanlarında ekleyen Mourinho Sneijder'in geriye gelerek top almasını ve oyun kurmasını istemiştir. Konumuz dışında mixed zone taktiği ayrıca incelenmesi gereken bir taktik.

Mixed Zone Taktiği


Catenaccio taktiğini Fatih Terim'in kendisinde bulunan motivasyon yöntemleri ile uyguladığını düşününce Santiago Bernabeu'dan  galibiyet ile bile dönebileceğini düşünüyorum. Bahsettiğimiz gibi Catenaccio taktiğinde ileride kuvvetli ve uzun bir forvet ( Drogba ) ve iyi bir oyun kurucu ile ( Sneijder ) kullandığınız zaman geride bulunan zincir beşlisi defans zaten zor geçilir. Zaten Drogba Jose ile Chelsea'de beraber çalışırken ve Sneijder Jose ile yine Inter'de çalışırken Catenaccio taktiğini çok iyi uygulamışlar ve bu konuda tecrübeliler. İmparator için uygulaması çok daha kolay olabilir.

Belki Galatasaray göze gelen hoş bir futbol oynamamış olacak ama Real Madrid karşısında kimin umurunda? Yunanistan'ın Avrupa Şampiyonu olduğunda rezil bir futbol ile şampiyon olduğunu veya Barcelona yarı finalde evinde Inter'e karşı uzay futbolunu oynamaya devam ederken, Inter'in ecel terleri döktüğünü ama Barça'yı eleyip finale kaldığını kaçımız hatırlıyor? Hagi'nin UEFA finalinde kırmızı kart gördükten sonra Terim'in Catenaccio taktiğine dönmek zorunda kaldığını kaçımız biliyor? 10 kişi kaldılar ama gol yemediler. Helal olsun diyebildik. Gelen UEFA Kupası unutulmadı ama. Hatırlanan tek şey ve gerçek olan, kazanılan kupalardır. Catenaccio taktiğini iyi bilen, futbolculuk yıllarında libero oynamış Fatih Terim bu taktik ile Madrid deplasmanında uygun futbolcuları ile bir sürpriz yapabilir diye düşünüyorum.

Bir teknik direktör iyi bir taktik anlayışı, sağlam bir motivasyon becerisi ile çok büyük başarılar ve büyük kupalar getirebilir.

Helenio Herrera'nın dediği gibi "Futbolda önemli olan hem maç hem de para kazanmaktır"


DEVAMI