Diego Simeone'nin Atletico Madrid Başarısının Efsane Lazio Kadrosu İle Bağlantısı

Yazan: YNWA8 20 Mayıs 2014 Salı 1 yorum

Uzun zamandır yazmıyordum. Aslında artık yazılması gereken konuları yazmayı düşünüyorum. Diego Simone'nin Atletico Madrid ile La Liga şampiyonluğu Liverpool'un kayıp giden Premier Lig şampiyonluğu sırasında bana ilaç gibi geldi. Mutluluk verdi.

Simeone'nin futbolculuk kariyerinde Lazio'da oynarken teknik direktörü olan Sven-Göran Eriksson'dan çok büyük ilham aldığını düşünüyorum. 2000'li yıllarda, Eriksson'un takım içerisinde büyük rotasyonlara gidişi ile takım 100. yılda gelen Serie A Lig Şampiyonluğu ( tarihlerinde ikinci kez ) , İtalya Süper Kupası, Coppa Italia şampiyonlukları ile gerçekten çok harika bir sezon geçirdi. Tabi bundan önceki sezonlarda da çok büyük başarılar elde ettiler. Bir önceki sezon Milan'a lig şampiyonluğunu 1 puan fark ile kaptırdılar. Ama UEFA Kupa Galipleri Kupası finalinde Mallorca'yı 2-1 yenerek taraftarlarına ilk kupalarını verdiler. UEFA Süper Kupa finalinde Manchester United'ı Salas'ın golü ile 1-0 yenerek Avrupa'nın en büyüğü oldular.

Bu kadar kısa anlatımla geçilmemesi gerektiğini düşündüğüm bu efsane takımın kadrosuna bir bakalım; Alessandro Nesta, Giuseppe Favalli, Sinisa Mihajlovic, Christian Vieri, Juan Sebastian Veron, Pavel Nedved, Sergio Conceicao, Matias Almeyda, Diego Pablo Simeone, Dejan Stankovic, Marcelo Salas, Fabrizio Ravanelli, Roberto Mancini, Simone Inzaghi, Alen Boksic.


Evet Diego Pablo Simeone. Atletico Madrid'i Avrupa'da kupalara boğan, 1996 yılından beri La Liga şampiyonluğu özlemine son veren teknik adam. Futbolculuk kariyerinde Sven-Göran Eriksson'dan muhteşem dersler alan teknik adam.

"Futbolcularıma hep sorarım, nasıl bir sezon tamamlamak istersiniz? Tüm maçlarda oynadığınız ama lig tablosunda takım olarak çok kötü bir yerde bitirdiğiniz ve diğer tüm kupalardan elenmiş olarak mı yoksa, 38 maç oynayacağınız bir ligin 20 maçında görev alıp, 8 gol atıp, takımınızın şampiyonluğa ulaştığı bir lig tablosunu mu tercih ederdiniz? Tercihleri hep ikinci seçenek olmuştur." diyor Simeone.

İşte bu konuşmadan anlatılmak istenen futbolcuların takım içinde yapılan düzgün rotasyonlarla başarılara ulaştırılması. Eriksson'un efsane Lazio kadrosunda yaptığı gibi.

Eriksson'un diğer bir uyguladığı, Simeone'nin ikinci vazgeçilmez kuralına bakalım şimdi de.

"Uzun bir maratonda Atletico'da herkes bir bütündür. Bu şekilde, herkes birbirinin yüzüne bakmaya cesaret eder. Asla gizli saklı yoktur. Herkes hatalarını, başarılarını, beğendiklerini birbiriyle paylaşmak zorundadır. Herkes bir bütündür, herkes beraber konuşur."

Simeone'nin top-player diye tanımladığımız başarılı, kendini beğenmiş oyuncuları Eriksson gibi saf dışı bıraktığını görebiliriz. Hemen elimine eder takımdan. Onun için takımda başarılı futbolcu yoktur, futbolcuların oluşturduğu başarılı bir takım vardır. Çünkü takım içerisindeki bu top-player futbolcular, kendi ülkesinden, kendi dininden olan diğer futbolcularla takım içerisinde ayrı takıldıkları için sorun yaratır. Ama göreceğiniz gibi Atletico'da bu asla sorun olmamıştır.


Arda'nın röportajlarında hep duyduğumuz ve Simeone'nin üçüncü ve en son kuralına gelelim. Ne diyor Arda röportajlarında "Şampiyonluk ve kupaları düşünmüyoruz şu anda. Maç maç bakıyoruz herşeye."

Maç maç bakıyoruz herşeye. İşte Simeone'nin Eriksson'dan öğrendiği diğer güzel bir adaptasyon yöntemi. Maç maç düşünmek. Peki bunu Simeone futbolcularına nasıl aşıladı.

"Takımda ana karakter olduğunu düşünen futbolcu istemiyorum. Takım için sahip olduğunuz herşeyi vermezseniz ki ben bunu hissederim, hemen yerinizi başkası doldurur. Hiçbirşey garanti değil. Düşerseniz, düşüşe geçerseniz dışarıda kalırsınız."

Gayet basit bir anlatımı olan ve takım bütünlüğünün önemli olduğunu vurgulayan bir konuşma. Yıldız futbolcularla taraftarın gözünü boyamak yerine, takım yaratarak taraftarı kupa delisi yapan bir teknik direktör. Günümüzde az gördüğümüz bir anlayış.

Şimdi belki içinizden hadi canım diyenleriniz olabilir. Simeone, Eriksson'u neden örnek alsın arkadaş. Ama her insanın hayatında unutamadığı anlar vardır. Nasıl Arda Atletico'da 1996'dan beri 18 yıl aradan sonra ikinci La Liga şampiyonluğunu yaşayan, bu özel kadroda yer alan bir futbolcu olacaksa ve ömrü boyunca unutamayacaksa, unutulmayacaksa aynı şekilde Simeone'de Lazio'nun ikinci Serie A ligi şampiyonluğunu ömrü boyunca unutmayacaktır, unutulmayacaktır. Futbolculukta yaşadığı bu güzel anları şimdi teknik adam olarak da yaşadı ve futbolcularına da yaşattı.

Son olarak Diego Simeone'nin Lazio'da, Serie A şampiyonluğunu yaşadığı zaman gazetecilerden birine sahada verdiği cevaba bakalım. Bu başarının sırrı nedir Simeone?

"Kimin oynadığı önemli değildi, Hepimiz biliyorduk ki herhangi bir anda herhangi birimiz, birbirimizin yerini doldurabilirdik. Tüm sezon hep aynı kadro yerine, tüm sezon hep takım hisseden kadro olarak çıktık. İşte bu kulüp tarihinde ikinci kez Serie A şampiyonluğunu, Avrupa'da da Süper Kupa'yı kazanmamızın sırrıdır."

Öğrendiklerimiz, öğreteceklerimizin bir parçası her zaman olacaktır. Simeone, başarılı bir teknik direktör olarak da Atletico Madrid'in tarihine futbolculuk yıllarının yanına adını altın harflerle, efsaneler arasında en tepeye yazdırmıştır. Kim bilir belki kariyerinde uğradığı İnter, Lazio gibi takımlara da uzun aradan sonra özlediği şampiyonlukları tekrar yaşatır.


DEVAMI

Jogabo İle Tanışın "Futbolun Sosyal Medyası"

Yazan: YNWA8 15 Ekim 2013 Salı 0 yorum


Bir zamanlar Joga Bonito vardı. Nike reklamları ile ünlenen, Ronaldinho'nun oynadığı reklamlar. "Güzel Oyna" anlamına gelen Joga Bonito. İşte bunu almışlar kesip biçip jogabo yapmışlar. Peki ne işe yarıyor bu Jogabo?

Düşünün Twitter, Facebook, Foursquare gibi gerekli! olan hesaplarınıza girip, "Futbol oynamak istiyorum ama adam bulamıyorum, gelecek olan var mı?" diye yazıyorsunuz. Olumlu cevaplar geliyor ama siz İstanbul'dasınız, o kişi İzmir'de. Yine oynarsınız futbol ama ya PES oynarsınız ya FIFA. Seçim size kalmış.

İşte tam bu noktada bu kadar uğraşmamanızı sağlayan yeni akıllı telefon uygulamamız Jogabo devreye giriyor. Bulunduğunuz şehirde, futbol oynamak isteyen kişileri çevrenizden bulup, organize edip onlarla buluşmanızı sağlıyor. Tabi sadece bununla kalmıyor uygulama. Oynadığınız maçlar, attığınız gol sayısı gibi istatistikleri de size ait hesapta arkadaşlarınıza ve size gösteriyor.


Jogabo'nun üç kurucusundan biri, bulucusu Jeremy Melul bu uygulamayı kesin bizim gibi zamanında futbol maçı yapmak için adam bulmakta zorluk çeken eski nesili kıskandırmak için yapmış olsa gerek. Gerçekten yeni  nesil çok şanslı. Ama tamamen değil. Bazı konularda.



Şimdilik Indiegogo bu uygulamanın hayata geçmesi için Jeremy ve diğer iki arkadaşına sponsor oldular. Ocak 2014 gibi uygulamanın Iphone ve Android için ilk sürümünün çıkmasını planlıyorlar. Bu uygulamanın çıkmasını istiyorsanız siz de bu yazının paylaşımını yaparak bilgi paylaşımında bulunun. Çünkü eminiz ki ileride bu uygulama çıktığı zaman ilk soru şu olacak: "Neden Türkçe dil desteği yok?" Çünkü bizden destek yok. 

 



DEVAMI


Oliver Stone'un hangi filminden bahsetsek acaba. Saymakla bitmez. Ama bu reklam filmi ile Dünya Kupası'nın gerçekten önemli yanlarını da vurgulamış. İzleyicinin o sakatlık anındaki acıyı hissetmesini ve benzeri duyguları istemiş. Reklamda Kun Aguero, Radamel Falcao ve David Luiz'de oynuyor. Ama en güzeli Falcao'nun müthiş kafa vuruşu. Türkiye'nin Hollanda karşısına çıkmadan önce Fatih Terim'in bu reklamı izletmesini isterdim. Moral motivasyon açısından. Lafı fazla uzatmadan reklam için buyurun.


DEVAMI

Kadınlar Futboldan Anlar Mı? İngiltere: 8-0 Türkiye 2015 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri

Yazan: YNWA8 27 Eylül 2013 Cuma 1 yorum

Türkiye Erkekler Milli Futbol Takımı, İstanbul'da 14 Kasım 1984'de İngiltere'ye 0-8, daha sonrasında Londra'da yine İngiltere'ye 14 Ekim 1987'de 8-0 yenildikten sonra bu sefer de Türkiye Kadın Milli Futbol Takımı, İngiltere Kadın Milli Futbol Takımı'na karşı 8-0'lık bir yenilgi aldı.

Daha maçın 3. dakikasında durum 2-0'dı. 8-0'ın habercisiydi yani. İngiltere Milli Takımı Belarus'u da 6-0 yendi. Henüz daha kalelerinde gol görmediler. Ama attıkları 14 gol ile federasyonun futbola sadece erkekler için özel bir federasyon olmadığını gösteriyor. Ülke olarak İngiltere'nin futbola ne kadar önem verdiğini çoğu kişi biliyor.

Bizdeki futbol bakış açısının nasıl olduğunu aldığımız sonuçlardan zaten görüyoruz. Maçlara gidip tezahürat ve destek ile bitmiyor iş. Demek istediğim federasyonumuz stadyum yenileme, elektronik bilet vb. olayların yanında futbola taktiksel anlamda ve geliştirici yönde bakmıyor. Bunu maalesef bizim dışımızda herkes görebiliyor.

Futbolita.com kadınların futbola bakış açısını geliştirmesi ve bilgilendirilmesi için bayağı popüler bir site. Şurada bizim 8-0'lık yenilgimiz hakkında iki federasyon ve lig arasındaki farktan bahsetmiş. Çokta doğru söylemiş. Aynen yazılan yazı şu;

"FA ( İngiltere Futbol Federasyonu ) sürekli olarak kadınların oyununu geliştirmeye çalışırken, Türkiye'de taraftar, kadınlar futbol liginin varlığından haberi bile yokken ülke olarak nasıl bir gelişimleri olsun. Geçen sene şampiyon olan Konak Belediyespor'un maçları maalesef sadece oyuncuların yakınları tarafından izlendi."

Sitede aynen yazan bu şekilde. Yurtdışındaki siteler bile şu kadar araştırıp İzmir'imizin güzide takımının maçlarının sadece yakınları tarafından izlendiğini bulabiliyorsa, federasyonumuzun da bu spora gönüllü ve yetenekli kadınlarımızı bulup kazandırıp daha profesyonel yaklaşması zor olmasa gerek.

Belki o hayal ettiğimiz Şampiyonlar Ligi kupası, Avrupa Kupası, Dünya Kupası üçlemesinden birini erkeklerden önce kadınlarımız ülkemize getirir. O zaman da belki yazının başlığındaki o kalıplaşmış, önyargıyla yaklaşılan soruyu erkekler kendilerine sormaya başlar.
DEVAMI

Lionel Messi'nin En İyi Hareketleri Kağıda Çizilip Oynatılırsa

Yazan: YNWA8 11 Eylül 2013 Çarşamba 0 yorum


Etoilec1 arkadaşımız Ronaldinho ve Ronaldo videolarından sonra şimdi de Messi'yi kağıda çizip oynatmış. Maradona'nın Arjantin forması altında İngiltere'ye karşı oynadığı maçta ortasahadan topu alıp kaleciyi geçene kadar sürdüğü o muhteşem golün aynısını lig maçında bir benzerini, hatta aynısını Messi atmıştı. İşte o an kağıda çizilerek de ölümsüzleştirildi.


Etoilec1 arkadaşımızdan rica ettim. Umarım o istek olur. Acaba asıl Ronaldo'yu bizlere çizip sunar mı?


DEVAMI


Etoilec1 kullanıcı adlı arkadaşımız yine Ronaldinho, Messi, Ronaldo kadar büyük yeteneklerini kağıda çizme gibi farklı bir alanda göstermeye devam ediyor. Şurada daha önce Ronaldinho'nun hareketlerini kağıda çizerek herkesi kendisine hayran bırakan arkadaşımız bu seferde, Ronaldo'nun hareketlerini çizmiş.

Siz bu videoyu izlerken kendisi Messi'nin en unutulmaz anlarını çizmeye başladığını herhalde hepimiz tahmin ediyoruzdur az çok.


DEVAMI

Barcelona "Bir Kulüpten Daha Ötesi" Sloganıyla Real Madrid'i Mi Kastediyor?

Yazan: YNWA8 4 Eylül 2013 Çarşamba 0 yorum

Real Madrid'in 2015'de bir ada kuracağını biliyoruz. Sadece Real Madrid'e özel bir ada. Ras Al Khamiah tarafından Birleşik Arap Emirlikleri'nde $1 milyar mal olacak. Bir tarafı denizi görecek şekilde 10,000 kişi kapasiteli bir futbol sahası, lüks oteller ve villalar olacak. 2015'de açılışı yapıldığında şimdiden 1 milyon kişi yer ayırttı bile. Real Madrid'in bununla ilgili yaptığı reklam videosu aşağıda.


Şimdi birde Pique'nin sizi karşıladığı, Puyol'un sizi tehlikeden koruduğu, Iniesta'nın duvarları Barcelona'nın renkleri ile boyadığı, Neymar'ın sağda solda boş boş gezdiği, Messi'nin ders verdiği Barcelona adasına götürelim. Tabi yine Birleşik Arap Emirlikleri sağolsun. Rakibinden eksik kalmayacak.


DEVAMI

Gareth Bale 99.5 milyon euro gibi bir rekor transfer ücretiyle Tottenham'dan Real Madrid'e geçti. Mesut Özil Arsenal'e kaçtı. Bence Madrid bir yerde hata yaptı ama belkide ofansif olarak ortasahada yapılacak preste Özil yerine başka bir kişi düşünülecek. Bale ve Ronaldo tamamen ofansif olarak oynayacaklar. Neyse bunlar zaten başka konular.

Bu fotoğrafı gördükten sonra ben bile mutlu oldum. Southampton'ın maçlarını izlerken Walcott'un Premier Lig'de bir takıma transfer olacağını tahmin edişim doğru çıkarken, bazı arkadaşlarıma bu çocuk Real Madrid'e kadar gider dediğimde yine tahminim doğru çıktı. Bu fotoğraf ile daha da anlamlı oldu.

Artık Galatasaray taraftarı TT Arena'da bu sene Ronaldo - Bale gibi iki süper futbolcuyu birden görmenin heyecanını yaşayacak. Şimdiden hayırlı olsun diyelim.
DEVAMI

Real Madrid 9-5 Barcelona Belletti Uzaktan Avladı, Owen ve Figo Show Yaptı

Yazan: YNWA8 7 Ağustos 2013 Çarşamba 0 yorum


Kuveyt'de oynanan maç başta çekişmeli giderken Luis Figo'nun ağırlığını koyması ile 9-5 gibi bir sonuçla bitti. Yalnız bu maçta çok güzel goller ve hareketler vardı. Özellikle maçın en güzel anlarını söylemek gerekirse Belletti'nin uzaktan iki kez Bodo Illgner'i avlaması, Owen'ın Arjantin'e İngiltere forması ile attığı o müthiş gole benzer bir gol atması ve efsane Portekiz'li Luis Figo'nun Patrick Kluivert'a attığı akıl almaz çalım ve assist. Tamamını izlemenizi tavsiye ederim ve efsane olan bu futbolcuları kaçırıp canlı izleyemeyenler araştırıp izlesin derim.

Real Madrid: 
  • Bodo Illgner ( Efsane kalecilerimden biridir )
  • Fernando Hierro ( Madrid'in efsane kaptanı )
  • Luis Figo ( Barcelona'dan Madrid'e geçen, kendisine kesik domuz kafası atılan efsane ortasaha )
  • Michael Owen ( Sakatlanmasa belki de gerçek Ronaldo'ya rakip olabilecek tek futbolcuydu. )
  • Fernando Morientes ( En az karşı takımdaki Patrick Kluivert kadar kafa toplarına hakim, golcü futbolculardan biriydi. )
Barcelona:
  • Vitor Baia (Benim için çok iyi bir kaleciydi diyemem. Bazı bariz hataları vardı. Bu maçta da gösterdi.)
  • Juliano Belletti ( Efsane denemeyebilir ama bu maçta iki muhteşem gol attı uzaktan )
  • Gianluca Zambrotta ( Bana göre Juventus forması ile bütünleşmiş birisi kendisi. )
  • Gaizka Mendieta ( Bu adam oynadığı zamanlar sahaların tozunu attırıyordu. Tutabilene aşkolsun. )
  • Patrick Kluivert ( Onun için fazla söze gerek yok. Bir efsane. Sayılı golcülerden. )






DEVAMI

Jose Mourinho'dan Elite Soccer'a Başarılı Taktiğin Detayları, Saha Dizilişi, Antrenman Yöntemleri

Yazan: YNWA8 27 Temmuz 2013 Cumartesi 0 yorum


Menajer genel olarak kafasında oluşan taktiğe göre bir antrenman programı belirler. Antrenman programını gerekli kişiler ile paylaşarak futbolcular üzerinde uygulanmasını ister. Daha sonra kendisi futbolcuları bir odaya toplar ve beyaz tahta üzerinde taktiğin detaylarını vermeye başlar. Çoğunlukla bu muhabbetler sahadaki set paylaşımları hakkında olur. Rakip takıma ait bir video kaseti olabilir. Performans analizci bir arkadaş kaset üzerinden muhabbete girerek, rakip takım oyuncularının zayıf yönlerini anlatır. 

Peki daha iyi bir takım için menajer ve yardımcıları kullanılan antrenman yöntemlerini nasıl geliştirebilir veya takıma nasıl uygulayabilir? Sadece herkesin bildiği taktikleri tahtaya çizip, oyunculara kendinize iyi bakın diyerek olmaz. Antrenman, egzersiz nasıl çağırırsanız o program işte, futbolculara menajer tarafından anlatılan genel taktik üzerinde nasıl bir yararı olabilir? Futbolcular taktiğin dışında en fazla ne kadar özgür oynayabilir?

Bir menajer ilk onbirini nasıl belirler? Futbolcular taktiksel anlayış ve değişiklikler için nasıl hazırlanıyor? Kötü futbolcu olarak adlandırdığımız futbolcuların çoğu, bazı taktik dehası menajerlerin elinde yıldız olurken, iyi futbolcu olarak adlandırdığımız futbolcuların yine o taktik dehası menajerlerin elinde neden hiçbir varlık gösteremez? 

Futbol dergilerimiz, programlarımız veya köşe yazarlarımızın bu konulara değinmediğini görebiliyoruz. Bu konulara değinecek ya kapasite yok yada araştırma eğilimleri yok. 

Menajerlik yapmış, futbol akademilerinde ders vermiş isimler tarafından yönetilen, grafiksel olarak harika bilgiler veren bir dergi olan Elite Soccer dergisini en basitinden örnek vermek istiyorum. Bu işe başlayacak, başlamak isteyen kişilere çok faydalı bilgiler sağlıyor. 

Dünyaca ünlü menajer Jose Mourinho'nun defansif organizasyonlarından birinin incelemesini yapmışlar.

Geride oynayanların beraber hareket etmelerini veya savunmayı koruma yöntemlerinden Mourinho'nun anlattıkları;

"Beklerin kanattan gelen oyuncuya mı yoksa defansın göbeğinde oynayan arkadaşına mı yardım etmesi gerektiğine ani karar vermesi gerekiyor. Kanat oyuncusuna baskı yapacaksa, bunu defans arkadaşının topu görebilecek açıda uzaklaştırmasına olanak sağlaması gerekiyor. Geride oynayanların arkalarında ve aralarında kalan derinliği (depth control) kontrol etmeleri gerekiyor. Her defans oyuncusunun arasında en az 10, en fazla 14 metre olması gerekiyor. Ortasahada görev alan futbolcuların, defanslarını görüş açısından uyarıp, birbirlerine gereken mesafeden fazla yaklaşmamaları gerektiğini söylemesi gerekiyor. Defansın göbeğinde oynayan futbolcuların forvetlerin hareketini ve hareket edeceği alanları kapatması gerekiyor. Ortasahadakilerin defansın düzenini kontrol ederken aynı zamanda dönebilecek bir topun kendilerinde kalması için iyi pozisyon almaları gerekiyor."

Karşı takım kanattan atak yaparken defansif anlamda nasıl bir baskı uygulanması gerektiği;

"Top kanada ulaştığı zaman takım olarak baskı uygularız. En yakın defans oyuncusu kanat oyuncusunun önünden baskı uygularken, en yakın ortasaha oyuncusu aynı kanat oyuncusunun içeriye girişini kapatır (Double Marking). İki kişi olarak uyguladığımız bu baskı ile rakip takımın geriye oynamasını zorluyoruz. Geriye oynadıkları anda hemen tekrar organize olarak yerlerimizi alıyoruz. "

Son olarak, Mourinho'nun defans organizasyonunda genel görüşü şu şekilde;

"Menajer takımın dinamiğine en uygun olanı hissedip ona göre çalışmalarını sürdürmeli. Antrenman yöntemlerini uygularken bu size basit gelebilir ama, asıl önemli olan takıma oynattığınız taktiğe göre yer almalarını sağlarken, dizilişi bozmadan beraber hareket etmelerini sağlamak en önemlisi ve en zor olanı."

Taktikleri seçip menajerin zihninde oluşturup sahaya yansıtamaması medya tarafından son olarak "kötü taktik" olarak yorumlanabiliyor. Ama kimse bu taktiğin sahaya iyi yansıtılmadığı, futbolculara iyi aşılanmadığı için kötü bir taktik olduğunu anlayamıyor çoğu zaman. 

Her taktiğin iyi olduğunu söylememiz için, futbolcuların doğru mantalite ile taktiğe monte edilmesi gerektiği bir gerçek. Ama bunun içinde menajerin futbolcu, antrenman, taktik disiplininden önce zihnindeki görselliği, vizyonunu anlatabilmesi gerekiyor. Bu da biraz da özgüven ve sabır ile oluyor. 

Özgüven ve sabır demişken; bu da bizim kulüplerimizde ve milletimizin yapısında olmadığı için olduğumuz yerde saymak demek oluyor. 

DEVAMI

Tüm Zamanların En İyi 50 Teknik Direktörü, Oynadıkları Pozisyonlar, Yüzde Dağılımları

Yazan: YNWA8 23 Temmuz 2013 Salı 0 yorum

Tüm zamanların gelmiş geçmiş en iyi 50 teknik direktörü arasından oluşturulan ilk onbiri resimde görebilirsiniz. 50 kişilik listede futbolcu olarak oynamamış isimler de bulunabiliyor. Yine de buna rağmen o isimler efsane olmuş, kupalar kazanmış isimler. Ayrıca oynadıkları pozisyonlara göre de oluşturulan yüzdeleri şu şekilde;

KaleciDefansOrtasahaForvetDiğer
2%26%46%20%
8%

Bir kaleci vardı kulübede oturan. Raymond Goethals, Marsilya'yı 1993 yılında ilk ve tek Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu'na taşıdı. Fenerbahçe'de de teknik direktör olarak görev alan Carlos Alberto Perreira, 1994 yılında Brezilya ile Dünya Kupası'nı kazandı. Hiç oynamadı, fitness eğitmeni olarak başlamıştı. Bunların dışındaki isimler, kariyerlerini futbol sahalarında oynayıp kazandılar. Bugün popüler olarak bilinen ve efsane olan bazı isimleri koyu işaretledim. 
  1.  Alex Ferguson – Forvet (Dunfermline)
  2.  Helenio Herrera – Defans (Red Star Olympique)
  3.  Ottmar Hitzfeld – Golcü Forvet (TuS Stetten)
  4.  Giovanni Trapattoni – Defans, Defansif Ortasaha (Milan)
  5.  Brian Clough – Golcü Forvet (Middlesbrough)
  6.  Bob Paisley – Defans (Liverpool)
  7.  Valeri Lobanovskiy – Forvet, Sol Kanat (Dynamo Kiev)
  8.  Miguel Munoz – Ortasaha (Real Madrid)
  9.  Jose Mourinho – Ortasahanın Ortası (Sesimbra)
  10.  Jock Stein – Defans (Celtic)
  11.  Rinus Michels – Golcü Forvet (Ajax)
  12.  Matt Busby – Forvet Arkası (Manchester City)
  13.  Ernst Happel – Defans (Rapid Wien)
  14. Udo Lattek – Golcü Forvet (Bayern Munich)
  15. Marcello Lippi – Defans (Sampdoria)
  16. Nereo Rocco – Kanat (Triestina)
  17. Fabio Capello – Ortasaha (Juventus)
  18. Bill Shankly – Sağ Kanat (PNE)
  19. Carlos Bianchi – Forvet (Velez Sarsfield)
  20. Bela Guttmann – Defans (NY Giants)
  21. Otto Rehhagel – Defans (FC Kaiserslautern)
  22. Luiz Felipe Scolari – Defans (Caxias)
  23. Guus Hiddink – Ortasaha (De Graafschap)
  24. Hennes Weisweiler – Ortasaha (FC Koln)
  25. Jose Villalonga – Bilinmiyor
  26. Johann Cruyff – Ofansif Ortasaha, Forvet (Ajax)
  27. Albert Batteux – Ortasaha (Stade de Reims)
  28. Louis van Gaal – Ortasaha (Sparta Rotterdam)
  29. Arsene Wenger – Libero, Defans (Mutzig)
  30. Luis Alonso Perez – Bilinmiyor
  31. Mario Zagallo – Forvet Arkası, Sol Açık (Flamengo)
  32. Pep Guardiola – Defansif Ortasaha, Merkez (Barcelona)
  33. Stefan Kovacs – Ortasaha (CA Oradea)
  34. Don Revie – Forvet Arkası (Manchester City)
  35. Herbert Chapman – Forvet Arkası (a lot of teams)
  36. Luis Alberto Cubilla – Sol Açık(River Plate)
  37. Osvaldo Zubeldia – Golcü Forvet (Boca Juniors)
  38. Arrigo Sacchi – Defans (Bellaria)
  39. Rafa Benitez – Libero (Real Madrid Castilla)
  40. Aime Jacquet – Defansif Ortasaha (Saint Etienne)
  41. Raymond Goethals – Kaleci (Daring Club de Bruxelles)
  42. Vicente Del Bosque – Defansif Ortasaha (Real Madrid)
  43. Guillermo Stabile – Golcü Forvet (Genoa)
  44. Bobby Robson – Forvet Arkası (Fulham)
  45. Carlos Alberto Parreira – Oynamadı
  46. Luis Carniglia – Golcü Forvet (Boca Juniors)
  47. Tomislav Ivic – Ortasaha (RNK Split)
  48. Roberto Scarone – Sağ Bek (Penarol)
  49. Emerich Jenei – Defansif Ortasaha (Steaua Bucuresti)
  50. Carlos Bilardo – Ortasaha (Estudiantes)
DEVAMI

Sosyal Medya Spor Dalı Şampiyonu Futbol - En Çok Takipçisi Olan Kulüp Barcelona

Yazan: YNWA8 17 Temmuz 2013 Çarşamba 0 yorum


Forbes yaptığı anket sonucu Real Madrid'i dünyanın en değerli kulübü olarak duyururken, Manchester United ikinci, Barcelona üçüncü, Arsenal onuncu ( ondan önceki kulüpler futbol kulübü değil, futbol kulüplerini baz alırsak Arsenal dördüncü ) sırada yer alıyor.

Forbes aynı zamanda Facebook ve Twitter sosyal paylaşım siteleri baz alınarak hazırlanan yukarıdaki resimde görülen infografiği paylaştı. Dünyada üçüncü en değerli kulüp olan Barcelona, şu anda 60.6 milyon takipçi ile birinci sırada yer alıyor. Real Madrid ikinci sırada yer alırken, Manchester United ise üçüncü sırada yer aldı. 

Liste biraz karışık gibi görünebilir. Sıralama en zengin kulüpler sıralamasına göre yapılmış, en çok takipçi veya taraftarı olan kulüpler sıralamasına göre değil. Buradaki yazıda bundan bahsetmiştim daha önce. 
DEVAMI

Portland Timbers Atticus'un Kanserle Mücadelesine Sahada Cevap Verdi

Yazan: YNWA8 2 Mayıs 2013 Perşembe 0 yorum


Portland Timbers futbolcuları 8 yaşındaki çocuklardan oluşan bir takıma karşı mücadele etti. Maçı 10-9 kaybettiler. Make-A-Wish isimli vakıf tarafından Atticus Lane-Dupre için organize edilen bu maçta duygu dolu anlar yaşandı. Atticus'un 4 gol attığı maçta kazanan taraf onun takımı oldu.

Atticus kanser olduğunu geçen sonbaharda o çok sevdiği oyunu oynarken, acı çektiğini farkederek öğrendi. Zamanında Arsenal formasını giyen Mikael Silvestre gibi futbolcularında yer aldığı organizasyonda Portland Timbers takımı gerçekten bir çocuğu mutlu etmek için elinden geleni yaptılar.

Atticus, Timbers'a karşı oynasa da 3.000'e yakın Timbers taraftarı onun adına şarkılar söyledi, tezahüratlar yaptı ve attığı her gol sonrası kendisini alkışladı.


Silvestre maçtan sonra yaptığı açıklamalar ile olayı zaten özetlemiş " Herkesin bir hayali vardır. Ama bir çocuğun hayalini gerçekleştirebilmek kadar güzel birşey yok. "

Atticus attığı 4 gol ile maçın adamı seçildi. Portland Timbers'a karşı neden oynamak istediğini de şu sözleri ile söyledi.

" Her çocuk ailesi ile ya Disneyland'a gitmek ister ya da onlardan birşey almalarını ister. Ben insanlarla beraber yapabileceğim birşey istedim. Attığım 4 golden en güzeli de Will Johnson'ın bacak arasından attığım goldü. "

Will Johnson, Atticus'un en sevdiği futbolcu. Maçın gollerinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.


Kansere atacağın gol de Timbers'a karşı attığın ve takımının kazanmasını sağlayan gol gibi olsun Atticus.
DEVAMI


Şampiyonlar Ligi'nde yarı finalde Barcelona 4-0 yenildiği rakibi Bayern Munich karşısında evinde bir mucize aradı ama Bayern 4-0'ın mucize olmadığını Nou Camp'da 0-3 yenerek Barça'yı birkez daha kanıtladı. 2. golü Pique kendi kalesine öyle güzel bıraktı ki. Akıllara Bundesliga'nın resmi logosu geldi.


DEVAMI

Maracana Stadyumu'nun Açılışında Brezilyalı Efsane Ronaldo'dan Show

Yazan: YNWA8 29 Nisan 2013 Pazartesi 0 yorum


Tüm zamanların en iyi golcüleri arasında gösterilen Fenomeno Ronaldo'nun yetenekleri ile ilgili bir yazı burada paylaşmıştım. Ronaldinho ve ondan önceki çoğu futbolcunun yaptığı hareketlerin esin kaynağı kendisidir.

Maracana Stadı'nın dün tekrar açılışında Ronaldo'nun arkadaşları - Bebeto'nun arkadaşlarına karşı bir gösteri maçı yaptılar. Bebeto'yu ayrı bir yazıda inceleyelim. Çünkü kendisinin yaptığı bir gol sevincide günümüze kadar gelmiştir. Bilirsiniz zaten. Bebeği doğduğu zaman yapılan gol sevinci, iki eli yana sallama kucağında bebek varmış gibi. 94 Dünya Kupası'nda yapmıştı bu gol sevincini efsane forvet.

Ronaldo'nun arkadaşları maçı 8-5 kazandılar. Maçın en güzen anlarından biri Ronaldo'nun efsanevi hareketi flip-flap olarak bildiğimiz bu hareket ile rakibini geçip golü bulması.


2014 Dünya Kupası'nda Brezilya Milli Takımında keşke kendisini görebilsek. Maçın tüm gollerini aşağıdan izleyebilirsiniz.



DEVAMI


Bir sezonda iki ödülü birden alabilen üçüncü oyuncu oldu Gareth Bale. "PFA Yılın İlk Onbiri" de seçildi. Bale'den önce bunu yapabilen iki kişi 1976/77 yılında Andy Gray, 2006/07 yılında ise Cristiano Ronaldo olduğunu belirtelim. Yılın ilk onbiri ise şu şekilde;

David de Gea (Man Utd)
Pablo Zabaleta (Man City)
Jan Vertonghen (Tottenham)
Rio Ferdinand (Man Utd)
Leighton Baines (Everton)
Michael Carrick (Man Utd)
Juan Mata (Chelsea)
Gareth Bale (Tottenham)
Luis Suarez (Liverpool)
Eden Hazard (Chelsea)
Robin van Persie (Man Utd)
DEVAMI

Franck Ribery Taraftarlar ile Messi'nin Fotoğrafını Çekti

Yazan: YNWA8 28 Nisan 2013 Pazar 0 yorum


Şampiyonlar Ligi yarı finali ilk maçında Allianz Arena'da Bayern Munich Barcelona'yı 4-0 yenmesine rağmen Bayern taraftarı maçtan sonra Messi ile fotoğraf çektirmek için adeta yarışıyordu. Birkaç taraftar Messi ile fotoğraf çektirmek için telefonu kime verdiler dersiniz. Bayern oyuncusu Franck Ribery'e.

- Leo : Franck sana zahmet çeker misin?
- Franck: Çekerim tabi. 4'e kadar sayıyorum.
- Leo : Skoru hatırlatmasan olmaz zaten.
- Franck : Çekiyorum. Aaa... Mesajlara geçti.


DEVAMI


Bugün çoğu Brentford taraftarı kalp krizi geçirmiştir. Brentford son dakikada penaltı kazandı. Penaltıyı atarlarsa League One'dan Championship'e direkt olarak yükseleceklerdi. Marcello Trotta topun başına geldi. Top üst direkten geri döndü.

Dönen top sonrası Doncaster karşı atağa kalktı. Boş kaleye gelen pası James Coppinger ağlara gönderdi ve League One şampiyonu olarak ligi tamamladılar. Npower Championship'e direkt yükselme hakkını kazandılar. Brentford kaçırdığı penaltı ile playoff oynamak zorunda kaldı.

Son düdük çalmadan futbolda sevinmememiz gerektiğini gösteren muhteşem bir maç tarihte yerini aldı.


DEVAMI

Fenerbahçe 1-0 Benfica Sevinen Yine Sadece Fenerbahçeliler

Yazan: YNWA8 26 Nisan 2013 Cuma 0 yorum


38 maçtır yenilmeyen bir rakibiniz var karşınızda. En son Spartak Moskova'ya Şampiyonlar Ligi'nde deplasmanda 2-1 yenilen Benfica, 23 Ekim 2012'den beri ilk defa yenildi. 31 galibiyet, 7 beraberlik. 2013'ün ilk yenilgisi.

Gelin görün ki Fenerbahçe taraftarı dışında bu galibiyete sevinen kimse yok. Bu açıkça ortada. Televizyon kanalları, yorumcular Fenerbahçe'ye hiç şans tanımadılar. Futbol adına hiçbirşey bulamayacağınız, futbol yorumları yapıldığı zannedilen, tartışma programları olarak nitelendirdiğim programlardan birinde Fenerbahçe'nin, Benfica'ya Kadıköy'de yenileceğini söylemişlerdi. Aykut Kocaman gibi çalışıp karşı takımı analiz edip kendisine yardımcı olmak yerine, daha şimdiden yenilgiyi kabullenmişlerdi programı yapanlar.

Ama Aykut Kocaman maçtan sonra Dirk Kuyt'ın yaptığı röportajda belirttiği gibi, maçtan üç gün önce Aykut Kocaman'ın takımı taktik açıdan çok iyi hazırladığını, Benfica'nın tüm bilgilerini futbolcularına verdiğini, tek tek açıklarını söylediğini belirtti. Bunu söyleyen Dirk Kuyt değil de başkası olsa Aykut Kocaman'ı övüyor derlerdi. Ama büyük futbolcu olunca herkes Aykut'u bu sefer zorla da olsa tebrik etmek zorunda kaldı.


Yurtdışındaki ünlü blog sitelerinde Fenerbahçe'nin Benfica ile yaptığı maç ile ilgili bir bilgi kolay kolay bulamazsınız. Şu ana kadar hiçbir maçı hakkında analiz yapılmadığı, gollerinin paylaşılmadığını gördüm. Finale çıkarsa bunu yapmak zorunda kalacaklar.

Yurtdışında ve yurdumuzda maalesef objektif bakamayan insanlar var. Fenerbahçe'ye bir Türk takımı gözüyle bakmayan bu kişiler, kupayı aldığı zaman ne yapacaklar merak ediyorum.

Aykut Kocaman Benfica'yı gerçekten çok iyi analiz etmiş. Gaitan'ın direkten avuta giden topu dışında çok tehlikeli bir pozisyonları yok, bol bol şansları vardı. Fenerbahçe'nin direkten dönen 3 topu girse, belki de Bayern'in Barça'ya, Dortmund'un Real Madrid'e yaptığını Fenerbahçe'de yapmış olacaktı. Barça ve Madrid'i daha ilk maç oynanmadan finalde görenlere Fenerbahçe'de UEFA Avrupa Ligi'nden cevabını verdi. Hem de bu takımı seyircisiz oynatırken, geçen senelerde Avrupa'ya göndermek istemezlerken.


Rövanşta Webo'nun ve Mehmet Topal'ın kart cezalısı olması, Meireless'in sakatlanması Fenerbahçe için büyük bir kayıp gibi gözükebilir. Ama kadroya baktığınızda çok büyük yetenekler yok zaten takımda. Ama birbirlerinin açığını kapatabilen, heryere koşan, elinden gelen bir takım ve ruhu var. Bunu Cristian'ın kaçırdığı penaltı sırasında kendisini ağlamamak için zor tuttuğunu görebilirsiniz. Egemen, soyadı gibi kornerde ileri çıkıp korkusuzca golünü atıp Cristian'ın gözyaşlarına boğulmasına sebep oldu. Kaçırdığı penaltı sonrası tur gitti diye düşündü muhtemelen. Egemen üstündeki yükü aldı. 

Fenerbahçe'yi Öne Geçiren Gol : Egemen Korkmaz
Rövanşı büyük bir heyecanla bekliyoruz. Basel'i deplasmanda 1-2 yenerek büyük ihtimalle finalde olan Chelsea'nin rakibinin Fenerbahçe olmasını, sadece Fenerbahçe taraftarları değil, hepimiz ülke olarak isteyelim.

DEVAMI

Borussia Dortmund 4-1 Real Madrid : Lew4ndowsk1 Hakkında Bilinmeyenler

Yazan: YNWA8 25 Nisan 2013 Perşembe 0 yorum


Dortmund'un beyni olarak nitelendirilen Mario Götze'nin önümüzdeki sezon Bayern Munich ile kesin anlaştığının duyurulmasının ardından taraftar ikiye bölündü. Hem de Madrid maçı öncesinde. Bazıları Götze'ye "Teşekkürler" pankartı açarken bazıları "Götze Dışarı" pankartı açtılar. Ama biri vardı ki Götze'yi çoktan unutturacak bir performans sundu Madrid karşısında. Hemde gollerin hepsinde adı olan biri. Robert Lewandowski.


  • Lewandowski 1960 yılından beri efsane futbolcu Ferenc Puskas'dan beri Şampiyonlar Ligi'nde yarı-final veya finalinde 4 gol atan ilk futbolcu. Hemde Real Madrid'e. Puskas ayrıca bir Madrid efsanesi belirtelim. 
  • Attığı 4 gol sonrası bu sene Şampiyonlar Ligi'nde 11 gol ile gol krallığında birinci sırada olan Cristiano Ronaldo'nun hemen arkasında ikinci sıraya yerleşti.
  • Polonya'da oynadığı kulüp olan Lech Poznan'dan 2010 yılında ayrılmak isteyip, İngiltere'nin köklü kulüplerinden olan Blackburn Rovers'a transfer olmak istedi. Ama İzlanda'daki volkanik patlama sebebiyle tüm uçuşlar iptal oldu ve transferi gerçekleşemedi. Devreye giren Dortmund, kendisine hemen imzayı attırdı. 
  • 2011/2012 sezonunda Klaas-Jan Huntelaar ve Mario Gomez'in arkasında gol krallığını 22 gol ile üçüncü sırada tamamlamıştı. Bu sezon, 23 gol ile gol krallığında birinci sırada. 
  • Takım arkadaşı Götze'nin Bundesliga şampiyonu Bayern Munich ile anlaşmasının duyurulmasının ardından, kendisinin de Bayern ile anlaştığı söyleniyor. Henüz bir resmi duyuru yapılmamasının sebebi Götze'nin ve Lewandowski'nin aynı anda gidişinin taraftarı küplere bindirmemesi adınadır mutlaka.
  • 2008'de "Yılın Polonyalı Yükseleni" ve 2011'de "Yılın Polonyalı Futbolcusu" ödüllerini kazandı. Real Madrid'de muhtemelen kendisine 2012 "Yılın Polonyalı Kabusu" ödülünü verecektir.
  • 53 kez giydiği Polonya Milli Takımı forması altında Euro 2012'de Yunanistan'a karşı açılış karşılaşmasında turnuvanın ilk golünü kaydetmişti. Maç 1-1 tamamlanmıştı.
  • Babası judo şampiyonu ve Polonya'da ikinci ligde forma giydi. Lewandowski'nin nişanlısı, 2009 Karate Dünya Kupası'nda bronz madalya sahibi.
  • Henüz 24 yaşında.
  • Birasını asla ama asla kimseyle paylaşmaz.


Bu sene büyük kulüplerin transfer listesinde Falcao'dan sonra ikinci sıraya yerleşecek kişi muhtemelen Lewandowski olacaktır. Cristiano Ronaldo durum 1-1 iken, 15 dakika içerisinde Lewandowski'den yedikleri  üç golü düşünürken gerçekten de içi eriyor gibiydi. Rövanşa kadar etkisinden kurtulmasını diliyoruz.

Ne zaman 4-1 oldu?



DEVAMI